Sunday, July 04, 2004

FRENLER VE ÇAMUR

FRENLER VE ÇAMUR
Bisiklet üzerinde sizi durduran fren pabucu ve jant yüzeyinin sürtünmesidir.(Diskli sistemlerde de tabi ki balata ve disk.. Bunların sonunda da zeminin sürtünmesini eklemek lazım. Ama bu konumuz dışıdır.) Ortam kuru olduğunda genelde fren pabuçlarının aşınması çok az olur.Dolayısıyla jant yüzeyinin pürüzsüz ve akortların düzgün olduğunu varsayarsak bu ortamda fren pabucunun aşınması ve bitmesi yılları bulabilir. Fakat bu Bianchi marka bisikletlerin ülkemizde ilk satıldığı yıllarındaki bazı modeller için geçerli değildi..Aspid ve benzeri modellerde demirden, siyah boyalı, fren yüzeyi daracık ve preste tırtıklanmış jantlar vardı. Bu tırtıkların amacı, ıslak koşullarda zaten zor tutan frenlerin baskı yüzeyinde suyu yüzeyden uzaklaştırmaktı . Bu jantlara sahip bisikletlerde nerdeyse (kuru koşullarda) 100 km.de bir "rendelenen" fren pabuçlarını değiştirmek gerekiyor.

Koşullar çamurlu ve ıslak olunca işler birden değişir. Kuru ortamda yıllarca gidebilecek fren pabuçları 100 km. de yok olur. Islak ve çamurlu koşullarda fren pabuçları çamur içindeki kum taneciklerinin arada sıkışması sonucu aşınır. Burada aşınan sadece pabuç değildir. Pahalı jantlara bu koşullarda 1- 1.5 yıl sonra elveda diyebilirsiniz. Fren pabuçlarının üzerinde genellikle yarıklar bulunur. Bunların amacı suyu aradan çıkartmaktır. Bu yarıklar aynı zamanda pabuç değiştirme zamanı göstergesidir. Yarıklar yok olduysa değiştirme zamanı geldi demektir..Ama pabuçlar yarısına kadar eridiği zaman pabuç yüzeyi nerdeyse 2 katına çıkar.(Pabuçların kesiti yandan baktığınızda koniktir.) Eğer jantın fren yüzeyi geniş değilse (burda bu genişliğin önemi ortaya çıkar) pabucun alt kısmında bir set oluşur. Jant fren yüzeyinin bittiği köşe buna yol açar. Bu durumda zaten azalmış fren gücüne bir de "kapma" eklenir. Pabuçtaki set jantın altına göbek yönünde girer ve janta yapışık kalabilir. Arazi koşullarında böyle bir pabucu biraz "adam" etmek bir çakıyla mümkündür. Oluşmuşsa önce set alınır(kesilir). Sonra fren yüzeyi düzlem haline getirilir. Genişlemiş fren yüzeyini daraltmak için özellikle alttan ve sonra üstten pabuç köşeleri 45 derece kesilir. Böylece biraz olsun orjinal koniklik sağlanır. Üstten de pabucun dış lastik yanağına sürtmediğine emin olmak gerekir.Biz bu işlemi bazen atölyede tahta törpüsüyle yaparız. (Daha kontrollü ve çabuk olur)

Bunlardan sonra tekrar fren ayarı gerekebilir. Arka pabuçlar genellikle daha çabuk aşınır. Genel olarak frenleme %30 arka, % 70 ön fren sayesinde gerçekleşir. Güçsüz olan arka freni daha çok sıkarız.Bazen de dik inişlerde ön freni daha az kullanırız . Bu yüzden arka pabuçlar daha çabuk aşınır. Pabucun bittiğinden haberiniz olmazsa hasar çabucak büyür. Pabucun taşıyıcı metali janta sürter ve jantı "oyar".

Jant aşınmasına bir önlem yüzeyi sertleştirmektir (Anodizasyon), ama bu sert yüzey de ille de bir süre sonra aşınır. Diğer pahalı bir yöntem fren yüzeyine plasma tekniğiyle seramik tozu yapıştırmaktır; tabii sadece jantın frenleme/yan yüzeyinde ince bir tabaka olarak. Seramik jantların kullanım ömrü normallere göre %50 , frenleme gücü de %30 daha fazladır.Fakat bu jantlar için yapılmış daha sert fren pabuçları kullanmak daha uzun balata ömrü verir . (Övünmek gibi olmasın(!) :) ama ben paraya kıyıp aldığım (aslında elimde kalan:). Mavic CrossMax teker setimde Acera-Alivio frenlerim -frenleme bakımından- diski aratmıyor..)

Dikkat: Sık sık ıslak koşullarda biniyorsanız, jantınızın fren yüzeyini parmağınızla kontrol edin. İç bükeylik (aşınma) fazlaysa jantı değiştirin. Hatta bazen lastiğe yakın (2-3 mm.) yerde nerdeyse minik bir köşe oluşmuşsa hiç beklemeyin. Bazı jantlarda bunu haber vermek amacıyla jantta bir çizik (ince oluk) vardır. Bu çizik yok olunca jantı değiştirme zamanı demektir..Bunları okuduktan sonra disk frenlerin ıslak koşullardaki avantajı biraz daha ortaya çıkar. Çamur teker göbeğine (fazla) ulaşmadığı için balataların ve diskin ömrü çok fazla olur ve jant aşınması diye bir sorun kalmaz. (Ben bir kaç kez bu aşınma yüzünden "çember" çıkardım) Bunlara karşın bu diskler bir kaç yüz gram daha ağır, biraz daha pahalıdır. Gerçi orjinal pabuç (mesela Shimano) kullanıyorsanız 2 haftada bir 10-20 USD vermek "zul" gelebilir. Jantınız da pahalı bir modelse ve sık sık çamurda biniyorsanız disk fren iyi bir seçim olabilir. Mekanik olanların fiyatları hidroliklerin genelde yarısı kadardır.

Çamurda (veya ıslakta) bisiklete bindikten sonra vitese yapılması gereken bakım frenlere de yapılması gerekir. Sistemi çamurdan arındırmak, kabloları söküp telleri temizlemek ve yağlamak iyi olur.(Tabi Gore Ride-On fren /vites kablo setiniz varsa bu işlem gerekmez) Fren pabuç ayarlarının da tekrar yapılması gerekir.

Düştüğünüz zaman fren kollarının yere çarpma olasılığı yüksektir. Bu yüzden fren kolları hafif gevşek bırakılabilir. (yani fren kolunu gidona sıkıştıran vida az sıkılır.) Kolu elinizle aşağı yukarı oynatabilecek sıkılıkta bırakın.(tabi çok da gevşek olmasın) Düştüğünüzde pozisyonu bozulmuş bir fren kolu kırık (veya yamuk) bir koldan daha iyidir.Bu vites kolları için de geçerlidir. (tabi fren koluna bağlı olmayan, ayrı tipse)


Gürsel Akay

Chain Suck

"Chain Suck" Yani Zincir Sıkışması
Bir çoğumuzun başına gelmemiştir ama başına gelenler de bilir ki bu "illet" bir durumdur "chain suck".. Ve bu konuda bisiklet dünyasında hurafeler dolaşır durur..Bilen bilmeyen atıp tutar..İşte size bir "chain suck" yazısı..(İsteyen kesip saklasın )Bu benim ara ara başıma gelir. ( En son Coliseum Trophy'de bazı dik yokuşları bu yüzden çıkamadım. Benzer durumda bir çok arakadaş (İbo, Bahadır) olduğunu görünce bu yazıyı yazma ihtiyacı doğdu) Özellikle yokuş çıkarken bir de bakarsınız ki zinciriniz ön (ayna) dişlinin alt dişlerine takılmış yukarıya, kadroya doğru çıkmakta, tabi bu durumda da arka vitesiniz de olması gerekenden daha fazla ileri (ve yukarı) doğru gerilmiş duruma geçiyor.. Tabi şanslıysanız zincir son anda dişliyi bırakır veya bunu hemen farkedip pedala abanmayı bırakmaz veya geri çevirmezseniz sonuç tam bir felaket. Kırılmış bir vites, kopmuş veya yamulmuş bir zincir veya bazen de kırılmış, yamulmuş ön dişliler.. Kadroya verilen zarar da yanında hediyesi..

"Chain Suck" yani "zincir sıkışması" (malesef türkçe çevirisi ingilizcedeki etkiyi vermiyor, "zincir emilmesi" de diyemeyiz herhalde! ) kısaca zincirin ön (ayna) dişlinin alt dişlerinden kurtulamama durumudur. Bu bazen orta dişlide olduğu gibi en çok küçük dişlide (granny- babaanne dişlisi ! :)) oluşur..Ama bu her zaman da oluşmaz.(hurafeleri yaratan durum) Genelde zincirin yük altındayken , çamurlu, ıslak kumlu koşullarda oluşur.Ama bazen çamurun yıkanması bile sorunu çözmez..İşin tuhaf tarafı bu "illet" yeni ekipmanlarda da görülebilir..Sadece MTB 'lerde değil yol bisikletlerinde bile görülebilir..Bu sıkışma 2 türlü olabilir:

1- tek dişlinin zinciri bırakmaması, 2- Zincirin 2 (ayna) dişli arasına sıkışması (vites değişimi sırasında)..(bu çok ender görülen bir durumdur.Genelde çok düşük kalite , dişli aralıkları standart dışı modellerde görülebilir)

Tek dişlide sıkışma genelde en küçük ayna dişlide oluşur (bende olduğu gibi).Bunun nedeni yükün (zincir gerilimi) daha dar bir alanda (daha az sayıda dişde) olmasından ve yükün sadece üst veya orta dişlerde değil alt dişlere de aktarılmasındandır. Tabi bu arada yüksek güçlerin aşındırması daha fazladır. Bu yüzden de küçük dişililer daha çabuk aşınır. Tabi bu arada bakımsız, yağsız veya sıkışmış zincir baklası da(frozen link- ingilizcelerini de yazıyorum ki aşina olunsun) veya ucu bükülmüş, çengel olmuş diş de bu duruma yol açabilir..Ama en yaygın neden az aşınmış dişli ve yeni (uzamamış) zincir artı yüksek sürtünme (çamur vs)üstüne de aşırı gerilim (yokuş) kombinasyonları alt dişleri aşırı yükler ve zincir dişliden kurtulamaz. Sonuç: "zincir sıkışması"..

Yeni dişli- yeni zincir kombinasyonunda zincir ve dişliler birbirine tam uyum sağlar..Zincirin bakla aralıklarıyla dişlinin aralıkları birbirine tam oturur..Bu durumda yük üst ve orta dişlere dağılır ve zincir alt dişlerden rahatlıkla kurtulur.

Eski dişli-eski zincir kombinasyonunda dişde yük gelen yerler uzayan zincire uyum sağlayarak aşınır. Yük yüzeyleri daha yatık olur.Bu durumda zincir gerilimi sadece üst dişlere biner.Altta ise zaten yatıklaşmış diş duvarları zincirden uzak kalır ve zincir rahatlıkla burdan kurtulur.

Eski dişli- yeni zincir durumunda bakla aralığı kısa olan yeni zincir, hafif kancalaşmış (ve yatıklaşmış) diş profilinde oyuğun (vadi) tabanına yakın yere oturur.Bu durumda gerilim alt dişlere transfer olur ve zincir halkaları dişlinin duvarına yapışır.Sonuç: Zincir sıkışması..

Bu arada zincir neden uzar? Zincirin baklarını yuvarlak halkalar birleştirir.Her baklada da bu halkaların içine oturan çıkıntılar vardır.Tümünün içinden de zincir pimi geçer. Pedala bastığımızda yük zincir halkasıyla bakla çıkıntısındadır. Zamanla halkanın içi ve bakla çıkıntısının dışı aşınır.(halkanın iç çapı artar, bakla çıkıntısının et kalınlığı azalır. Bir bakladaki 2 pim aralığı bu ikisinin toplam aşınma aralığı kadar uzaklaşır. Bazen toplamda boy uzaması , 1 zincir boyunda (110-114 baklada) 1 bakla boyuna yaklaşabilir.(5-10mm)


Yine "illetimize" dönelim. Özellikle aluminyum dişliler aşınırken zincirin abandığı yüzeylerde yük sonucu ezilen yüzeyde dışa doğru çapaklar oluşur. Fakat bu genel inanışın tersine sıkışmanın asıl nedeni değildir çünkü bu çapak bakla içini dolduracak kadar hiçbir zaman büyümez.

Çamurlu koşullar sıkışmaya yol açar ama her çamur bu durmda eşit değildir . Bazı çamur türleri daha fazla sıkışmaya yol açabilir.Bazen de oldukça yeni dişli-yeni zincir kombinasyonu yokuşta ve çamurlu koşullarda sıkışma yapabilir.Şu veya bu marka zincir daha az sıkışma yapıyor lafı hurafelerden biridir. Ama Shimano dişlilerin daha az sıkışma yaptığı doğrudur.(özellikle 2 dişli arasına zincir girmesi seyrektir)

Bu "illetten" kurtulmak için neler yapılabilir? En küçük ayna dişlinizi değiştirin. En iyi yol budur.Hatta aluminyum yerine "baba" bir demir veya titanium( paranız yeterse!) dişli takın.(benim orta ve küçük dişlilerim demir.)Tornadan çıkmış (machined) dişliler presten çıkmışlara göre daha iyi sonuç verir.Tabi bunun demir olanını bulmak zordur..Tornadan çıkanlar (CNC vs) genelde aluminyum veya titaniumdur.

Yamuk, sıkışık , yağsız zincirler de sıkışmaya yol açabilir. Zincirinizi temiz ve yağlı tutun (diyene bakın!!) Bu bakım "sıkışmayı" engellemez ama en azından aşınmayı geciktirir. Zincirinizi çok eskimeden (800-1200 km)uzamadan periyodik olarak değiştirin. Uzayan zincir dişlinizi hızla bozar.Şimdi diyeceksiniz ki madem yeni zincir-eski dişli kombinasyonu sıkışmaya yol açıyor neden yeni zincir takalım.? Tabi bu değişikliğin amacı tüm dişlilerin çabuk eskimesini engellemektir. Ayrıca zinciri iyice uzamışken değiştirmenin bir alemi yoktur. Zaten kaydırır. Bu durumda bırakın hepsi birlikte sonuna kadar aşınsın. Ama sık zincir değiştirmek daha ucuza gelir size..(eğer pahalı crank ve kaset dişliniz varsa tabi)Tabi bir de en pahalı zinciri kullanmanız gerekmez bence..(Üst kategoride bir yarışçıysanız bilemem)

Dişliyi değiştiremiyorsanız eğeleyin! : Kranklar yere paralelken dişli tarafından baktığınızda en çok aşınan dişler saat 4 ile 7 ve 10 ile 1 konumundadır.(bunun nedenini açıklamak gerekmez sanırım). Küçük, ince dişli sırtı yuvarlak bir eğe ile bu aşınmış dişlere biraz "profil katın".Aman dikkat bu eğeleme işini abartıp dişin yapısını bozmayın..Bazen de dişliyi dörtte bir (veya beşte bir tur ilerletip vidalamak da bir çözüm olabilir. Ama bu özellikle Shimano Hyperdrive dişlilerde vites geçişini çok az etkileyebilir. Ama son karar sizin tabi..

"Chain Suck" sız, güneşli günler hepinize..